gay

Gey (İngilizce: Gay), eşcinsel anlamında bir sıfat, terim ve isim. Genellikle erkek eşcinselleri belirtmek üzere kullanılan terim, aynı zamanda eşcinsel kadınları tanımlamak için de kullanılmaktadır. Türkçeye İngilizcedeki “gay” kelimesinden; İngilizceye ise Eski Fransızcadaki “gai” kökeninden geçmiştir.

giris

Kaos GL & TPD LGBT Ruh Sağlığı Atölyeleri başladı!

Kaos GL ve Türk Psikologlar Derneği’nin birlikte düzenlediği “LGBT Ruh Sağlığı Atölyeleri” 2016-17 dönemi programı başladı. Ocak atölyesi için son başvuru tarihi 27 Ocak 2017.

Kaos GL Derneği ve TPD (Türk Psikologlar Derneği) ortaklığında gerçekleşen LGBT Ruh Sağlığı Atölyeleri 2017 yılında devam ediyor.

Programın ilk eğitimi, Prof. Dr. Aksu Bora, Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Uzm. Psk. Mahperi Uluyol ve Psk. Sinan Tetik’in katılımıyla 25 Aralık Pazar günü yapıldı.

“Toplumsal cinsiyet, cinsiyetin kültürel olduğunu söyler”

Toplumsal Cinsiyet konulu ilk atölyede Prof. Dr. Aksu Bora toplumsal cinsiyet kavramın nasıl tartışıldığı hakkında kuramsal çerçeve sundu:

“‘Toplumsal cinsiyet nedir?’ gibi bir sorunun cevabını vermek zor. Toplumsal cinsiyet, cinsiyetin kültürel bir şey olduğu söyler. Bütün hikâye insanlar ikiye ayrılır kadınlar ve erkekler diye başlar. Bir de ne olduğuna karar veremeyenler var. Toplumsal cinsiyet bu dünyaya geldiğimiz halin kültürel olarak nasıl biçimlendiğini anlatır.”

“Ayrımcılıkla mücadele ederken de buraya düşülebiliyor çok güçlü bir hikâye olduğundan. Çok doğal olduğu söylenen şeylerin üzerinde tartışılmasın diye öyle söylendiğini görüyoruz. Toplumsal cinsiyetin bir boyutu bireysel düzeyde öznellikle ilgili boyutu diğeri toplumsal düzeyde rejim ile ilgili olan boyutudur. Ayrımcılıkta kişisel tecrübelerin çok büyük bir hikayenin parçaları olduğunu görürüz. O büyük hikayenin ana hatlarını, bağlantılarını bilmek gerekiyor bircik hikayeleri anlamak için.”

“Eşcinsellere yönelik uygulamalar, heteroseksüelleri de denetim altına almak ister”

Prof Dr. Selçuk Candansayar sağlık, psikiyatri ve tıbbın ideolojisi konulu sunumunda; cinselliği, evlilik içinde üremek amacıyla yapılırsa kabul edilebilir gözüktüğünü, hastalık kavramının kontol mekanizmasına göre nasıl değişiklik gösterdiğini anlattı. Mastürbasyonun hastalık olarak görüldüğü dönemlerden bahseden Candansayar; cinselliğin din, hukuk ve tıp ile kontrol altına alınışının tarihine ve ideolojik boyutuna değindi. Eşcinsellere yönelik her tür uygulamanın aynı zamanda heteroseksüelleri de denetim altına alma amacı taşıdığını vurguladı.

Cinsellik ve cinsel kimlikle ilgili temel kavramlar atölyesinde sunum yapan Uzm. Psk. Mahperi Uluyol katılımcılarla cinsellik, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği kavramları üzerine konuştu, soruları yanıtladı. Cinsellik, üreme ve toplumsal cinsiyet ilişkisi tartışıldı. Uluyol tartışmanın ardından vaka sunumları yaptı.

“Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ile ilgili önyargı ve stereotipler” konulu son oturumda Psk. Sinan Tetik, toplumsal cinsiyet kurabiyesi üzerinden sunum yaptı. Atölye Tetik’in, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konusunda ön yargılardan bahsettikten sonra cinselliğe geniş bakmayı hedefleyen interaktif uygulamasıyla sonlandı.

Ocak atölyesi için son başvuru tarihi 27 Ocak 2017.

Atölyelere nasıl katılabilirim?

TPD LGBTİ Birimi ve Kaos GL Derneği işbirliği ile ruh sağlığı alanında çalışanlara yönelik, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ile ilgili başvurularda verebilecekleri hizmet konusundaki çalışma beş ay süresince, ayda 1 gün gerçekleşecek eğitimlerden oluşuyor. Katılmak için bilgi@psikolog.org.tr adresine niyet mektubu ve özgeçmiş yollanması gerekiyor.

Programa kimler katılabilir?

Psikologlar, psikoloji bölümü öğrencileri, psikiyatri uzmanları, psikiyatri asistanları, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü mezunları, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü öğrencileri, sosyal hizmet uzmanları, Sosyal Hizmet bölümü öğrencileri.

Gelecek atölyelerde neler konuşulacak?

29 OCAK PAZAR

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ile ilgili önyargı ve stereotipler, Psk. Sinan Tetik

Cinsel yönelim kimliği gelişim süreci, Yrd. Doç . Dr. Koray Başar

Trans kimlik gelişimi ve geçiş süreci, Yrd. Doç . Dr. Koray Başar

26 ŞUBAT PAZAR

Ayrımcılık ve damgalanma-Homofobi ve transfobi, Prof. Dr. Melek Göregenli

LGBT Hareketi Tarihi, Umut Güner

LGBT Ailelerinin Kabul Süreci ve Aile ile Çalışma, Psk. Sinan Tetik

Annenin kişisel deneyimi, kabul süreci

Toplumsal cinsiyet rollerine uymayan çocuklar, Berna Savcı

Toplumsal cinsiyet rollerine uymayan çocuklarla çalışmak, Dr. Psk. Zeynep Tüzün

26 MART PAZAR

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, korunma ve baş etme, Yasin Erkaymaz

LGBT nin Kişisel Deneyimi, açılma süreci

LGBT lerle Sosyal Hizmet Alanında Karşılaşmalar, Sosyal Hizmet Uzmanları Gizem Yıldırım Ve Tarık Şimşek

LGBT bireylerle psikoterapi ilkeleri, Uzm. Psk. Mahperi Uluyol

Travma ve şiddet, Uzm. Dr. Özge Yenier

30 NİSAN PAZAR

Vaka Çalışması

Kontenjan: 20 Kişi

Eğitim ücreti: Tüm Gün Katılım Öğrenci: 80 TL – Çalışan: 100 TL

(Programın Tamamına Katılım Öğrenci:400 TL – Çalışan: 500 TL)

Toplam eğitim süresi: Toplam 5 Ay, 5 Gün

(Atölye oturumları ayda bir pazar günü 10.00-18.00 arasında gerçekleşecek)

Kayıt için: bilgi@psikolog.org.tr adresine niyet mektubu ve özgeçmiş yollanması gerekmektedir.

Oturumların tamamına katılmış olanlara, program sonunda Katılım Belgesi verilecektir.

Eğitim yeri katılımcılara bildirilecektir.

KaosGL 13.01.2017

Pakistan’ın İlk Trans Modeli ile Tanışın: Kami

Pakistan’da yeni başlatılan bir fotoğraf projesinde yer alan trans aktivist Kami: “Saldırılar ve baskı beni bu tür projelerde çalışmaya ve transfobiye karşı mücadele etmeye teşvik etti.”

Pakistan sık sık transfobik saldırılar ile gündeme gelse de bir yandan da trans toplumu açısından oldukça umut verici hikayeler ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz hafta transların bir araya gelerek özgürce ibadet edebilmek için trans dostu bir cami inşa edecekleri haberini almıştık. Bu hafta ise Pakistan’ın ilk trans modeli Kami’nin hikayesi ile karşınızdayız.

Artan transfobiye karşı bir fotoğraf sanatçısı, bir makyaj sanatçısı, bir stilist ve trans model Kami yeni bir projeye imza attı. Ünlü stilist Waqar J Khan ile trans aktivist Kami bir araya geldiklerinde neler yapabileceklerini konuştular. Daha sonra ünlü bir moda fotoğrafçısı olan Haseeb Siddiqui bu projede gönüllü olarak yer almak istedi. Waqar, daha sonra Depilex’ten makyaj sanatçısı Nighat Misbah ile iletişime geçti. Depilex, Pakistan’ın en büyük güzellik kliniklerinden ve eğitim enstitülerinden birisi ve projeye destek veriyor.

Projenin yüzü olan Kami, Pakistan’da yaşayan bir trans aktivist ve son yıllarda birden fazla projede ve transfobi karşıtı çeşitli eylemlerde yer aldı. Pakistan’da veya yurt dışında düzenlenen insan hakları, trans hakları, HIV/Aids ve cinsiyete dayalı şiddet ile ilgili birçok konferansa katıldı.

Geçtiğimiz yıl düzenlenen Karaçi Edebiyat Festivali’nde Hint asıllı ünlü trans aktivist Laxmi Narayan, Kami’den “Pakistan’ın en sevimli kızı” şeklinde söz etmişti.

Kami aynı zamanda BBC’nin Pakistan’daki LGBTİ’lerin yaşamına dair çektiği bir kısa filmde ve bağımsız bir belgesel olan “Chuppan Chupai – Hide & Seek“de yer alarak Pakistan’da yaşayan LGBTİ’lerin yaşamına değindi.

Kami’nin yer aldığı bu son proje ise Pakistan’da bir patlama yaşayan moda sektöründe transların görünürlüğünü sağlayarak toplumun ön yargılarıyla mücadele etmek.

Kami bu prjede neden yer aldığını ise kendi sözleriyle şöyle açıklıyor: “9 yaşımdayken cinsel istismara maruz kaldım ve bu oldukça zor bir durumdu. Ailem muhafazakar bir aile olduğu için çektiğim sıkıntıyı asla anlatamadım. Bugün de tam anlamıyla ailemin beni kabul ettiğini düşünmüyorum. Yaşadığım sıkıntılar karşısında, son 4 yıldır katıldığım etkinlikler sayesinde haklarımdan haberdar oldum. Bunun öncesinde bizim gibi insanların da hakları olduğunu bilmiyordum. Açık bir kimlikle mücadele etmeye başlamak hiç kolay olmadı ama benim de parçası olduğum trans topluluğun uğradığı saldırılar ve baskı beni bu tür projelerde çalışmaya ve transfobiye karşı mücadele etmeye teşvik etti.”

Kami, bu projeden sonra da çalışmalara devam edeceğini ve yaptığı çalışmalar ile translar için daha yaşanılabilir bir toplum oluşmasını hedeflediğini belirtiyor. Önyargıları kırarak transların artık mağdur edilmemesi ve eşit haklara sahip olarak kendi hayatlarını kurabilmeleri için çabalıyor.

SKANDAL! Hong Kong Yetkilileri Eşcinsel Çocuklara Elektrik Şoku Veriyor!

Hong Kong Kadın Hakları Koalisyonu ve Fonu, sosyal hizmet uzmanlarının cinselliğiyle mücadele ettiğini söyleyen gençlere dönüşüm terapisi sunmaya devam ettiğini belirtti.

Hong Kong hükümeti, Yasama Kuruluna, uygulamanın bireylere ciddi zarar verebileceğine dair kapsamlı deliller sunan kampanyacılara rağmen, 2010 yılında uygulamayı yasaklamayı reddetti.

Terapi, katılımcıların düzenli olarak dua etmek, eşcinsel ilişkilerden kaçınmak ve kendilerini eşcinsel arzulara sahip olmaktan alıkoymak için savunuyorlar.

Yaygın olarak kınanan uygulama, hastalara zaman zaman elektrik şoku da uyguluyor.

Hong Kong Kadınlar Koalisyonu sözcüsü Yeo Wai-wai, birlikte çalıştığı gençlerin kendisine, terapiyi tavsiye eden sosyal hizmet uzmanlarının olduğunu söylediklerini dile getirdi.

“Terapistler, bireyin heteroseksüel olmamakla yeterince iyi olmadığını iddia ettiği için, bu uygulama kendilerine zarar veriyor” dedi.

”Bu uygulama kendilerine zarar verecektir. Kaybedenmiş gibi hissedecekler ve intihar düşüncelerine sahip olabilirler.”

Aile içi şiddet mağdurlarını destekleyen ve cinsel azınlıklarla karşılaşan bir yardım kuruluşu olan Fund’tan Casey Kwok Ka-chai, gençlerin, terapistlere yönlendiren sosyal hizmet uzmanlarından haberdar edildiğini söyledi.

Ka- chai, “Cinsel azınlıklara karşı yeterli bilgiye ve yeterli empatiye sahip değiller” dedi.

”Bu insanlar daha şimdiden danışma hizmeti talep ediyorsa ve bunları dönüşüm terapisine yönlendiriyorsanız, onlara yardım etmiyor, zarar veriyorsunuz”

”Onlara bir sorunlarının olduğunu söylüyorsunuz, ancak cinsel yönelim bir sorun değil. Bu çok doğal bir şey.”

Kwok, bu uygulamanın savunmasız LGBT bireylerine “başka bir baskı tabakası uygulamak” olduğunu söyledi.

Tedavinin, bir kişinin cinselliğini değiştirebileceğine dair bir kanıtı bulunmamaktadır ve Dünya Sağlık Örgütü,

gay cinsel yöneliminin bir bozukluk olarak görülmemesi gerektiğini söylüyor.

İngiliz Tıp Birliği, ‘gay terapi’ tedavisinin 2010’da zararlı ve kusurlu olduğunu söylemişti.

Bu arada, Başkan Yardımcısı seçilen Mike Pence, daha önce uygulanan bu terapiyi savunmuştu, ancak şimdi bu uygulamanın doğru olmadığını düşünüyor.

Uygulamanın sözcüsü, dönüşüm terapisinin şehrin politikası olup olmadığını söylemeyi reddeden Güney Çin Morning Post’a, “her ırk, cinsiyet, yaş ve cinsel yönelimine bakılmaksızın her bir bireyin benzersizliğine saygı duyduklarını” söyledi.

Hong Kong yetkilileri, konuyla ilgili olarak, sosyal hizmet uzmanlarının gençleri bilgilendirmeye karar verdiklerinde “çok yönlü perspektif” i savunduklarını iddia etti.

KAYNAK: gmag 05.12.2016

MACAR ŞEHRİNDEN LGBT VE İSLAM AMBARGOSU

Sırbistan sınırına yakın Macar şehri Asotthalom’un belediye başkanı, şehrinde başörtü takılmasını, cami inşa edilmesini ve eşcinsel evlilikleri yasakladı.

Asotthalom belediye başkanı Laszlo Toroczkai, Macaristan kültürünün ülke genelinde, özellikle göçler sebebiyle kaybedildiğini bahane ederek, şehrinde Katolik dini dışında herhangi bir dinin ibadethanesinin inşaatını yasaklayarak gündeme geldi. Tüm Macaristan’ı, dinlere ve özgürlüklere yaptığı ambargoyu desteklemeye çağıran belediye başkanı, aynı zamanda inandığı dine aykırı olması sebebiyle eşcinsel evlilikleri de şehrinde yasakladığını açıkladı.

Sırbistan sınırına yakın Asotthalom şehrinde son zamanlarda başörtülü müslümanlar sebebiyle, Macaristan’da en yaygın din olan Katolik Hristiyanlığın adetlerinin kaybedildiğinden şikayetçi olan belediye başkanı, özellikle müslüman ibadethaneleri olan camileri ve başörtülere yasak getirdiğini duyurdu. Şehir parlamentosu tarafından onaylanan bu yasakların insan özgürlüklerine karşı olduğunu savunan insan özgürlükleri aktivistlerinin uyarılarını duymazdan gelen belediye başkanı, tüm ülkeyi ”Kurtarılma paketi” olarak adlandırdığı yasakları desteklemeye davet etti.

Kıbrıs, LGBTI tatilciler için “gay friendly” bir güzergah

Yabancı seyahat acentelerinin eşcinsellerin tatilleri için Güney Kıbrıs’ı araştırdıkları haber verildi.

Fileleftheros gazetesi “Kıbrıs Bir ‘Gay Friendly’ (eşcinsel dostu) Güzergah” başlığıyla ön sayfadan verdiği haberinde, Güney Kıbrıs’taki Accept – LGBTI (Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve İnterseks ) Örgütü Başkanı Kostas Gavriilidis’in konuyla ilgili açıklamalarına yer verdi.

Habere göre Gavriilidis, yabancı seyahat organizatörlerinin kendilerini arayarak Güney Kıbrıs’ın eşcinsel çiftlere evlilik ve tatil sunup sunmadığını sorduğunu belirtti.

Organizatörlerin LGBTI kişilere karşı Güney Kıbrıs’ta hakim olan durumla ilgili bilgiler de istediğini de söyleyen Gavriilidis, hali hazırda yabancı eşcinsel çiftlerin tatil için Güney Kıbrıs’a gittiklerine, ayrıca burada evlilik yaptıklarına dikkat çekti.

Gavriilidis, şu anda Güney Kıbrıs’ın LGBTI kişiler için güvenli bir güzergah olduğunu vurgularken, LGBTI kişilere yönelik“dost” bir güzergah olmak için daha fazla çaba göstermeleri gerektiği üzerinde durdu.

GAY EŞCİNSEL BELEDİYE BAŞKANINA HOMOFOBİK TEHDİT

ABD’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Holyoke Belediye Başkanı Alex Morse, ABD Başkanlık seçimlerinden bu yana iki kez homofobik tehdit içeren, imzasız mektup aldığını açıkladı.

2011 yılında, 22 yaşında Belediye Başkanı seçilerek, ülkenin en genç Gay Belediye Başkanları arasında yer alan Alex Morse, Donald Trump’ın homofobik söylemleriyle ABD Başkanı seçilmiş olmasından bu yana iki kere homofobik tehdit içeren mektup aldığını açıkladı. Resmi Facebook sayfasından yaptığı açıklamaya göre, ilk olarak ”Sizler artık düşüyorsunuz. Maskeniz ortaya çıktı” yazılı bir mektup aldığını söyleyen Belediye Başkanı, şehrinde kendisini hedef gösteren isimsiz afişler asıldığını açıkladı.

”Ülkemizde seçilen yeni başkanımız henüz homofobik söylemlerinden yeni vazgeçmiş ve LGBT bireylerin güvenlikleri konusunda endişe edilmemesi gerektiğini açıkladığı şu günlerde sadece cinsel yönelimim sebebiyle tehdit ve hakaret mektupları alıyorum.” sözleriyle ABD’de LGBT bireylere karşı gelişen homofobiden bahsetti. Gönderisinde Donald Trump’ı da etiketleyen Belediye Başkanı, ”Ülkemizde özellikle LGBT camiası adına zor günler yaşamaktayız” yorumunu yaptı

Lezbiyen Maymunların ‘Statü’ Arayışı

Maymunlar arasında iletişimi araştıran uzmanlar dişi bonoboların sosyal hayatında eşcinsel ilişkinin önemini ortaya koydu.

Dişi bonobolar, çevrede “baskın dişi” varsa gay ve lezbiyen seks sırasında özellikle daha çok ses çıkarıyorlar. Sosyal hiyerarşide kendilerinden daha yukarıdaki dişilerle, ilişki kuran dişi bonoboların da bunu çevredeki diğer grup üyelerine göstermeye çalıştıkları anlaşılıyor.

Uzmanlar bunu, dişi bonoboların, eşcinsel ilişkilerini statülerini yükseltmenin bir aracı olarak kullandıkları şeklinde yorumluyor.

Latince adı Pan Paniscus olan bonobolara “erotik maymunlar” da denmesinin sebebi bu tür içinde hem karşı cinsle hem eşcinsel ilişkinin çok yaygın olması.

5 yıldır bonobolar üzerinde çalışma yürüten Atlanta’daki Emory Üniversitesi’nden Dr. Zanna Clay, “Bonobolarda seks, stres atmanın, rekabetin, ittifaklar oluşturmanın, ilişkileri sınamanın, uzlaşma aramanın, tesellinin ifadesi olabiliyor” diyor.

Dr. Clay maymunlar arasındaki iletişimi daha sağlıklı gözlemleyebilmek için uluslararası bir uzman ekiple birlikte Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Lola Ya adlı bonobo koruma parkında gözlemler yapmış.

Julia Roberts, doğum gününde hediye yerine LGBT’ye bağış talep etti

Ünlü oyuncu Julia Roberts, doğum gününde hediye yerine lezbiyen, gay, biseksüel, transeksüel (LGBT) öğrenciler ve çocuklar için organizasyonlar düzenleyen GLSEN’e bağış yapılmasını talep etti.

Roberts’ın GLSEN derneğinin gala gecesinde yaptığı konuşma şöyle:

“Haftaya 49 yaşına basıyorum. Bu sebepten bana hediyeler göndermek isteyen sevgili hayranlarıma sesleniyorum. Hediye göndermek yerine, harcayacağınız emeği gelecek için harcayın ve 49 yaşım şerefine GLSEN’e 49$ bağışlayın. Bu beni herhangi bir hediyeden çok daha mutlu edecektir.”

KAYNAK: t24 25.10.2016

Birleşmiş Milletler’den “Eşcinselliği suç saymayın`” çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları ihlalleri ile ilgili hazırladığı roparda 160 sayfayı LGBTİ haklarına ayırıp tüm dünyaya “Eşcinselliği suç saymayın!” çağrısı yaptı.

Birleşmiş Milletler, tüm dünyadaki insan hakları ihlalleri ile alakalı hazırlanan rapor ışığında yaptığı oturum sonucunda tüm dünya devletlerinin eşcinselliği suç olmaktan çıkartmalarını istedi.

Gayvra.com’un haberine göre, hazırlanan bu rapor, Boko Haram isimli grubun şiddet uygulamalarını ön plana alarak dünya üzerindeki tüm insan hakları ihlallerini tartıştı. Bu raporun 160 sayfası tüm dünyadaki LGBT’lerin hak ihlallerine ayrıldı.

Bu hak ihlalleri arasında Türkiye’deki kadına şiddet olaylarını takiben, işlenen nefret suçlarıyla ilgili yeterli kanunlar olmaması ve LGBT’lerin haklarının da bu kanunlar kapsamında korunmaması konusu da gündeme getirildi.

KAYNAK: eylül gazetesi 19.10.2016

IKEA’dan gay açılımı

IKEA, ABD’de yayınlanan reklamında “Tüm evler eşit yaratılmıştır” diyerek eşcinsel çiftlere ve eşcinsel evliliğe destek verdi…
IKEA, ABD’de yayınlanan reklamında “Tüm evler eşit yaratılmıştır” diyerek eşcinsel çiftlere ve eşcinsel evliliğe destek verdi.

Gzone’un haberine göre mobilya ve ev eşyaları devi IKEA, ABD’de yayınlanan dergi reklamında “Tüm insanlar eşit yaratılmıştır” sözüne gönderme yaparak yeni reklamında eşcinsel bir çifte yer verdi ve “Tüm evler eşit yaratılmıştır” dedi.

IKEA’nın aynı reklamda “interracial” yani farklı ırklardan olan iki erkeği çift olarak sunması da gözlerden kaçmadı.

Pek çok Avrupa ülkesinde de faaliyet gösteren IKEA daha önce de LGBTİ’leri destekleyen reklamlar yayınlamıştı. IKEA’nın Türkiye’deki reklamlarında eşcinsellere yer verilmiyor ve eşitlikle ilgili bir vurgu yapılmıyor.