gay

Gey (İngilizce: Gay), eşcinsel anlamında bir sıfat, terim ve isim. Genellikle erkek eşcinselleri belirtmek üzere kullanılan terim, aynı zamanda eşcinsel kadınları tanımlamak için de kullanılmaktadır. Türkçeye İngilizcedeki “gay” kelimesinden; İngilizceye ise Eski Fransızcadaki “gai” kökeninden geçmiştir.

giris

Travesti İle Seksi Öldüren Yanlışlar

Bir yanıt bırakın
“Oral seks hamile bırakır”, “Mastürbasyon, erkeklerde güç kaybına ve kısırlığa neden olur, kadınların da bakireliğini bozar”, “Cinsel ilişkiden alınan zevk, penisin boyutuyla doğru orantılıdır” vb… Ne mutlu ki, günümüzün modern kadını, bu inanışların ne denli yanlış olduğunun artık bilincinde! Yıllarca doğruluğuna inanılan pek çok düşüncenin aslında hurafeden başka bir şey olmadığını hepimiz

gayet iyi biliyoruz.

Ancak cinsel yaşantıyla ilgili bazı soruların yanıtlarını hala bulamadık. Örneğin; erkeklerin aldatma nedeni ‘genleri’ mi, yoksa bu, çapkınların uydurduğu bir bahane mi? Peki, ya mastürbasyon ve erotik fantezilerin ardında yatan gerçek nedir? Artık partnerimizi sevmediğimizin bir göstergesi olabilir mi? İşte bu yazıda size, cinsel yaşam üzerine söylenen 6 yanlışı ortaya çıkarmak ve doğrularını tüm çıplaklığıyla gözönüne sermek için yatak odasını büyüteç altına aldık!

Yanlış 1

Ankara travestileri genetik olarak sadakate, erkekler ise aldatmaya programlanmıştır.” Bu cümle, tüm Kazanovaların bir bahanesi mi, yoksa biyolojik bir gerçek mi? Pek çok bilim adamı, aldatmanın kalıtımsal olabileceği olasılığı üzerinde duruyor! Bu görüşü benimseyen uzmanların teorisine göre, erkekler için önemli olan ‘nicelik’! Yani erkekler, soylarının devam etmesini sağlamak amacıyla içgüdüsel olarak mümkün olduğunca çok kadını hamile bırakmak istiyor. Kadınlar ise tam aksine, cinsel yaşamlarında ‘niteliği’ ön planda tutuyor!

Onlar, özenle çocuklarına baba olabilecek en iyi genetik materyali bulmak için cinselliği yaşıyor. Dolayısıyla erkekler, biyolojik çağrılarına uyarak çok sayıda kadınla ilişkiye girerken, kadınlar ise monogomide ısrar ediyor. Aile terapisti Terry Burnham, “Genlerimiz” adlı kitabında, bu görüşün neden doğru olmadığını şöyle açıklıyor: “Biz, çocuğumuzun sorumluluğunu alabilmek için biyolojik olarak uzun süre tek bir partnerle yaşamaya programlandık.

Ama monogaminin genetik olarak kodlanmış olması, ne kadınlar ne de erkekler için geçerli olabilir! Zaten son zamanlarda yapılan araştırmalar da bu görüşü destekliyor. Öyle ki, araştırmalara göre; kadınların yüzde 42’si yaşamlarının bir döneminde eşlerini aldatmışlar! Erkeklerin yüzde 46’sının sadakatsiz olduğunu düşünecek olursak, kadınların da aldatmaya meyilli olduğu apaçık ortada!”

Tabii bu rakamlar, yabancı ülkelerdeki kadınlar için geçerli! Ancak uzmanlarımıza göre, ülkemizde eşlerini aldatan kadınların sayısı da gün geçtikçe artıyor.

O halde, kadınların monogomiyi benimsediği nereden çıktı? Yanıtı, çok basit! Kadınlar, yüzyıllar boyunca cinsel arzularını hep gizlemek zorunda kaldı. Bunun en önemli nedeni de toplum baskısıydı. Bir başka neden de kadınların, ekonomik olarak erkeklere bağımlı olmaları ve evlilik dışı bir ilişkiden hamile kalma korkularıydı. Ancak günümüzün modern kadını, ekonomik özgürlüğünü eline aldı, doğum kontrol yöntemleri konusunda aydınlandı ve toplum için değil, öncelikle kendisi için yaşamanın gerekli olduğunun farkına vardı! Dolayısıyla cinselliğini de korkusuzca yaşamaya

başladı!

Doğru 1

Sadakatsizliğin genlerle pek ilgisi yok aslında. Aldatmanın en önemli nedeni, hiç kuşkusuz, yeni bir maceraya doğru yol almak; heyecan, korku ve tutkunun cazibesine kapılmak. Günümüzün istanbul travestileri de artık ilişkilerinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda, erkekler kadar olmasa da macera peşinde koşabiliyor!

Mastürbasyon yapan, eşinden hoşnutsuzdur.Yatakta tek başına…İşte, konuşulması adeta tabu olan bir konu! Öyle ya, kim mastürbasyon yaptığını çevresiyle paylaşabilir ki!

Peki, ya partnerimizin zaman zaman yatakta tek başına cinselliği yaşadığını fark ettiğimizde? İşte o an beynimizi bir kurt kemirmeye başlıyor adeta! “Artık beni çekici bulmuyor mu?”,”Başka bir travesti mı var?” düşüncesi, hemen paniğe kapılmamıza neden olur!

Oysa korkmaya hiç gerek yok! Çünkü mastürbasyon, partneriniz için aslında bir gevşeme yönteminden başka bir şey değil. Yapılan araştırmalar, erkeklerin yüzde 92’sinin ve kadınların yüzde 60’ının yaşamlarının bir döneminde en az bir kez mastürbasyon yaptıklarını ortaya koyuyor. Peki,tek başına seks yapmak neden daha cazip gelebiliyor? Şöyle açıklanabilir..

.Nihayet kendinizle ve fantezilerinizle başbaşa kalabildiniz. Partnerinizin ihtiyaçlarını düşünmeden, onun tepkilerine konsantre olmadan, özgürce, istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz! Araştırma sonuçlarına göre, kadınların yüzde 83’ü mastürbasyonla orgazma ulaşıyor. Bunun aksine, partneriyle cinsel ilişkiye giren kadınların zirveye ulaşma oranı ise sadece yüzde 29. Hal böyle olunca da zaman zaman tek kişilik heyecanı yaşamanın ne zararı olabilir ki! Üstelik kendini tatmin etmek, cinsel açlığa işaret etmiyor; hatta yatakta her şeyin yolunda gittiğini kanıtlıyor! Nitekim seksologlar, düzenli bir cinsel yaşamın libidoyu kışkırtarak cinsel isteği arttırdığı görüşünde.

Doğru 2

Ara sıra yaşanan ‘tek kişilik heyecan’ sizi korkutmasın. Üstelik mastürbasyon yaparken edindiğiniz tecrübeler ve fantezilerinizden ikili ilişkilerinizde de yararlanabilirsiniz. Cinsel yaşantınıza daha fazla heyecan katmak fena mı olur?

Yanlış 3

‘Başkalarıyla erotik fantezi kuran, partnerine aşık değildir’ Kesinlikle doğru değil! Araştırmalara katılan pek çok erkek, Julia Roberts ile yatağa girmeyi hayal ettiklerini, kadınlar da aynı şekilde, düşlerinde Brad Pitt ile seviştiklerini belirtmiş.

Hadi itiraf edelim, belki barda karşılaştığımız karizmatik bir genç, belki de evimize servis getiren güleç yüzlü pizzacı… Hangimiz düşüncelerimizde kaçamak yapmadık ki? Bu, eşimizin artık bize yetmediğinin bir işareti olabilir mi?

Olağan durumlarda tabii ki hayır! Fantezi kurmak, düşüncelerimizde çeşitli rollere girmemizi ve pratikte yapamadıklarımızı teorik olarak uygulayabilmemizi sağlar. Ara sıra zihinde yaşanan kaçamaklar ise hem kendinizin hem de partnerinizin cinsel arzusunu kamçılayabilmeniz için en iyi metot aslında. Ancak bu bir süre sonra zorunluluğa dönüşmemeli!

Eğer iş yerindeki arkadaşınızı düşünmeden partnerinizle sevişemiyorsanız, o zaman durum değişir! Bu, cinsel yaşantınızda ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldığınızın bir işareti olabilir.

Doğru 3

Heyecan dolu fanteziler, cinsel birlikteliğinizin daha tutkulu yaşanmasını sağlıyor. Rutinleşen cinsel yaşantınız yeniden renkli ve uyumlu bir birlikteliğe dönüşüyor.

Yanlış 4

Aldatmak ilişkinin sonudur!

Gözyaşları, bağrışmalar, isyan ve kin… Ama ilişkiye nokta koymak için gerçekten yeterli bir neden mi sizce? Üstelik aldatmanın aslında doğamızda var olduğunu biliyorken… Bazen yasakların ne kadar çekici geldiğinin farkındayken…

Nedeni ne olursa olsun, aldatmak kabullenilmesi zor bir durum! Ama bunu büyük bir drama dönüştürmenin gereği var mı? Çevrenizde, bu sorunu aşarak yeniden tek bir kalp ve tek bir ruh olmayı başaran pek çok çift var. Peki, bunu başarmanın formülü ne olabilir? Eğer ilişkiniz her konuda iyi gidiyorsa, aldatmayı, anlık olarak gelişen yanlış bir adım olarak değerlendirebilirsiniz. İyi giden bir ilişkide, bu istenmeyen durum, problemlerin aşılmasını sağlayabilir. Bu yüzden karşılıklı konuşmayı deneyin ve ilişkinizi gözden geçirin.

Aldatılan taraf sizseniz, aşmanız gereken büyük bir sorun var; o da partnerinize yeniden güven duymak! Eskisi gibi aynı değeri vermeyi başarır, kızgınlık ve acıyı yener, ona biraz olsun anlayış gösterirseniz, ayrılmanız için bir neden yok aslında. Ama ilişkinizde uzun zamandır sorun yaşıyorsanız, o zaman sevinin; çünkü nihayet ayrılmak için bir nedeniniz var demektir!

Doğru 4

Yıpratıcı da olsa, aldatılmak herkesin başına gelebilir. Ancak eşiniz sizi sık sık aldatıyorsa, onu affederek boşuna kürek çekiyorsunuz. Siz en iyisi, biraz cesaret ve biraz da kararlı adımlarla yeni

bir yola doğru yelken açın!

ankara travestileri

Yanlış 5

‘Partnerinizi seviyorsanız, yatakta ne istediğini bilirsiniz!’ Kesinlikle doğru; ancak gerçek yaşamda değil, filmlerde! Herkes filmlerdeki kadar uyumlu ve eğlenceli bir cinsel ilişki yaşamak istiyor. Yakışıklı bir erkek, güzel bir kadına aşık oluyor ya da tam tersi. Bu ikili yatakta olduğu sürece izlediğimiz tek şey, bulutların üzerinde uçan ikili. Üstelik de hiç konuşmadan! Peki, ya gerçek yaşamda cinsel birliktelik aynı uyum ve keyifle mi yaşanıyor?

Durum, hiç de filmlerdeki gibi değil ne yazık ki! Kelimelerin yer almadığı cinsel yaşam, insanı genellikle bulutların üzerinde filan uçurmuyor! Çünkü sevgi, partnerinizin neyi sevdiğini, nelerden nefret ettiğini bilmenize yeterli gelmiyor. Cinsel ilişki sırasında birbirinizle konuşmayı deneyin. Böylece kelimelerin gücüyle partnerinize pek çok şey öğretebilirsiniz. Oysa yatakta adeta sessiz film oynayan ikili, zevkin doruğuna ulaşmaktan mahrum kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir!

Doğru 5

Çoğumuz yatakta kelimelerin gücünün farkında değiliz maalesef! Siz siz olun, uyumlu bir cinsel

ilişki için kendinize engeller koymadan, sıkılmadan, ona nelerden hoşlandığınızı açıkça ifade edin. Kullandığınız kelimeler ve ses tonunuzun partneriz üzerinde adeta afrodizyak etkisi yaratacağını da unutmayın!

Yanlış 6

‘Erkek sevişmiyorsa, alarm sinyalleri çalıyor demektir!’ “Beni rahat bırak, başım ağrıyor” Partnerinizin dudaklarından süzülen bu kelimeler, alarm sinyalleri veriyor! Onun bu isteksizliğinin altında mutlaka ciddi bir problem yatmalı.

Çünkü size göre, yatakta sadece kadınların başı ağrır, erkeklerin değil! Ona, seksoloğa gitmeyi teklif etmeden önce biraz düşünün! Çünkü büyük bir olasılıkla terapiler hoşuna gitmeyecektir. Ayrıca sadece sizin değil, partenirinizin de aklını pek çok şeyin meşgul edebileceğini düşünün. Evet, siz yoğun iş temposu, alışveriş, ev işlerinin sorumluluğu derken aklınızı pek çok şeye birden vermek zorunda kalıyor olabilirsiniz.

Peki, ya partneriniz? O da iş projeleri, maddi endişeler ya da arkadaşıyla yaşanan sorunlar altında eziliyor olabilir! Bu durumda, doğal olarak cinsel yaşam, onun hayatında ilk sıralarda yer almayabilir. Ama bu, sizin cinsel çekim gücünüzün azaldığı anlamına gelmez! Yapılan araştırmalar da erkeklerin zaman zaman cinsel soğukluk yaşayabileceğini destekliyor zaten. Öyle ki, araştırmalara göre erkeklerin yüzde 22’si ara sıra cinsel ilişkiye karşı isteksizlik duyuyormuş. Partneriniz yatakta

buz kesildiğinde ne yapmanız gerektiğine gelince…

Güzel bir masaj, mum ışığında bir akşam yemeği, evde birlikte izlenen bir komedi filmi, partnerinizi biraz olsun rahatlatacaktır. Mumlar, tütsüler ve kırmızı şarap eşliğinde yapılan köpüklü banyo keyfi

de eşinizde adeta afrodizyak etkisi yaratacaktır. Deneyin, pişman olamayacaksınız! Ancak, tüm çabalarınıza rağmen cinsel yaşama olan isteksizliği hala devam ediyorsa, en sevdiği iç çamaşırlarınıza bile sırtını dönüyorsa, o zaman durum ciddi demektir!

Doğru 6

Hepimiz zaman zaman çeşitli sorunlar altında eziliyor, cinsel soğukluk yaşayabiliyoruz. Dolayısıyla partneriniz de içinde bulunduğu sıkıntılı durumu bazen yatak odasına taşıyabilir. Ancak artık televizyon karşısından ayrılmıyor ve yatağa girer girmez size sırtını dönmeye başlıyorsa,

bir uzman yardımı almayı düşünün.

Bu yazı gabile, gabile sohbet, Gay, gay ad

İngiliz bilim insanları: Eşcinsel erkekler birbirinden çocuk sahibi olabilir

İngiliz bilim insanları, kadın yumurtası olmadan da embriyon oluşturmayı başardı. Habertürk’te yer alan habere göre, Bath Üniversitesi’nden Dr. Tony Perry liderliğindeki bir ekip, dişi fare kök hücrelerine sperm enjekte ederek döllenmeyi gerçekleştirdi. Dr. Tony Perry, bu yöntemle eşcinsel erkeklerin birbirinden çocuk sahibi olup olmayacağı sorusuna “Henüz işin başındayız ama bu mümkün” yanıtını verdi. Dr. Perry, ağır kemoterapi tedavisi görüp kısırlaşan kadınların da bu öntemle çocuk sahibi olabileceğini belirtti.

Ancak bilim insanları gelişim kaydeden “parthenogenote” embriyonuna bu kez gerçek sperm enjekte etti ve gerçek bir embriyon oluştu. Bu yöntemle laboratuvar ortamında 30 fare yavrusu elde edildi.

Yeni yöntemle döllenmenin sadece dişi yumurtası ile olabileceğine dair 200 yıllık bilimsel paradigmanın yıkıldığını belirten Dr. Perry, “Sıradan bir deri hücresi veya vücudun herhangi bir yerindeki dokudan döllenme elde etmek mümkün” diye konuştu.

Bugüne kadar geliştirilen üreme tedavilerinde, kök hücrelerden geliştirilen embriyonlar bile nihayetinde kadın yumurtasında dölleniyor ve anneye veya taşıyıcı annenin rahmine yerleştiriliyordu. Yeni bulgular döllenmede “kadın faktörünün” devre dışı bırakılabileceğini gösteriyor.

KAYNAK: t24 15.09.2016

Bursa’da Travesti Kadın Seks İşçisine Polis Saldırısı

Seks işçisi travesti kadın N., polis tarafından saldırıya uğradı. N., yaşadığı saldırının ardından Bursa Özgür Renkler Derneği’ne başvurdu. Trans kadınlara yönelik polis saldırıları geçtiğimiz Şubat ayından bu yana artış gösteriyor.

Bursa Merinos’ta 25 Ağustos gecesi saat 1 sularında polis tarafından şiddete uğrayan seks işçisi trans kadın N., Özgür Renkler Derneği’ne başvurdu.

Geçtiğimiz günlerde geç saatlerde Merinos civarında bulunan trans kadına polis tarafından şiddet uygulandı. Polis ekiplerince emniyete alınan trans kadın N.’nin dudağının patladığı ve belinde incinme olduğu raporlandı. Özgür Renkler Derneği’ne ulaşan trans kadın N. olayı şu şekilde anlattı:

“Çalıştığım cadde üzerinden polis ekiplerince emniyete alındım. Para cezası alıp tekrardan geri döndüm. Üstünden çok geçmeden yeni bir ekip gelip beni emniyete götürmeye çalıştı. Gitmek istemediğimi, zaten az önce emniyetten geldiğimi belirttim. Fakat zorla, taciz ederek arabaya bindirdiler beni. Karakolda, polis amiri bana saldırdı ve dudağım patladı. Belimde de incinmeler oldu. Beni ilk alan ekip hastaneye götürüp darp raporu aldı ancak bana vermediler. Avukat çağırmak istediğimi belirttim ama avukata haber verilmedi. Şikayetçi olacağımı söyleyince beni tehdit ettiler.”

Trans kadın N., yaşadığı saldırıyı Özgür Renkler Derneği’ne bildirdi. Gerekli işlemlerin yapılması ve yasal sürecin başlatılmasını sürecini dernek avukatı Nazlı Ceren Şentürk takip edecek.

Polis ve Çete Saldırıları Artıyor!

Geçtiğimiz Şubat ayından bu yana başta Ankara olmak üzere trans kadınlara yönelik polis baskısın ve çete saldırıları artış gösterdi. İskitler’de başlayan saldırıların ardından kolej, Çok Katlı Otopark ve Esat gibi bölgelerde de kolluk güçleri, cadde üzerinde bulunan trans kadınları tehdit ve darp etmiş keyfi para cezaları yazarak sindirmeye çalışmıştı.

Ankara’nın ardından, İstanbul, Antalya ve Malatya’da gay ve  trans kadınlar kolluk saldırısı ve baskısına maruz kalmışlardı.

19 Haziran’da düzenlenmek istenen 7. Trans Onur Yürüyüşü ise valilik yasakları ile gerçekleştirilememiş ve aktivistler yoğun polis saldırısında darp edilmiş ve gözaltına alınmıştı.

12 Ağustos’ta Zekeriyaköy’de trans kadın Hande Kader’in yanmış cesedinin bulunmasının ardından ise trans aktivistler başta olmak üzere bir çok insan hakları savunucusu ve transfobi karşıtı Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde sokaklara çıkmış ve “Hande Kader Son Olsun” demişti. Farklı örgütlerden ve bağımsız olarak LGBTİ aktivistleri ise TBMM’yi ziyaret ederek basın açıklaması düzenlemiş ve “Biz yaşamak istiyoruz. Hande için adalet herkes için adalet” demişlerdi.

HDP ve CHP’den bazı milletvekilleri de çeşitli açıklamalar yaparak transfobinin nefret suçları kapsamında sayılması ve translara yönelik artan saldırıların önüne geçilmesini talep etmişti.

Bu süre zarfında ise trans kadınlara yönelik polis ve çete saldırıları devam etti. En az 3 trans kadın baskılar nedeni ile intihar ederek yaşamına son verdi.

Bolivya`da trans bireylere yeni kimlik kartı uygulaması

Bolivyalı trans bireyler yeni cinsiyet, isim ve fotoğraflarını bulunduran ilk kimlik kartlarını kutladılar.

Geçen Mayıs ayında kabul edilen yasa, isteyen trans bireylerin özümsedikleri cinsiyetleri, adları ve fotoğraflarıyla yeni kimlikler alabilmesine imkan tanıyordu.

Yasaya ülkedeki Katolik ve Evanjelik kiliseler şiddetle karşı çıkmışlardı.

Arjantin, Kolombiya, Ekvador ve Uruguay’da da benzer yasalar yürürlükte.

Bolivya’daki Cinsel Kimlik Yasası uyarınca, kimliklerindeki cinsiyeti değiştirmek isteyenlerin 18 yaşından büyük olmaları ve yeni kimliklerini almadan önce bir psikologla görüşmeleri şart koşuluyor.

Bu kısıtlamalara rağmen LBGTİ hakları savunucuları yasayı “ileriye atılmış bir adım” olarak görüyor.

LBGTİ örgütleri 1500 kişinin yeni kimlik almasın beklediklerin açıkladı.

‘Toplumsal iki yüzlülük’
BBC’nin haberine göre, yasa parlamentodan geçtiğinde Bolivya Devlet Başkanı Yardımcısı Alvaro Garcia Linera LBGTİ topluluğunun hor görüldüğü yorumların ve hak ihlallerinin yapıldığı “Toplumsal iki yüzlülüğe” bir son vermek istediklerini söylemişti.

Başkan Evo Morales de birkaç kez bu tür yorumlar yaptığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Morales geçen Kasım ayında sağlık bakanının lezbiyen olabileceğini ima eden bir yorum yaptığı için özür dilemişti.

2010’da da kadınlık hormonu östrojen açısından zengin tavuk eti yemenin erkekleri “yoldan çıkartabileceğini” söylemişti.

Kamuoyu yoklamaları, son yıllarda Latin Amerika’da LBGTİ toplumuna karşı tavrın değiştiğini gösteriyor.

Son altı yılda, eşcinsel evlilikler Arjantin, Brezilya, Kolombiya , Uruguay ve Meksika’nın bazı eyaletlerinde yasallaştı.

İSVEÇLİ YILDIZ BİSEKSÜEL OLARAK AÇILDI

İsveçli şarkıcı ve sunucu Viktor Frisk, biseksüel olarak açıldı.

İsveç’te Eurovision öncesi müzik yarışması Melodifestivalen ile ünlenen şarkıcı ve blogger Viktor Frisk, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla hem kadınlardan, hem de erkeklerden etkilendiğini açıkladı. Yaptığı paylaşımda bir cinsel yönelim yazmaktan çekinen yıldız paylaşımında, ”Bunun çok önemli bir şey olduğunu düşünmüyorum, oldum olası böyle hissediyorum. Hem erkeklerden, hem de kadınlardan etkilenen bir birey olarak, böyle doğduğuma inanıyorum” yazarak ülkesinde gündeme oturdu.

”Bana saygı duyan herkese saygı duymaya devam edeceğim. Aşkın nefretten çok daha büyük bir duygu olduğuna inanıyorum ve hayatımı bu düşünceme güvenerek şekillendirmeye devam ediyorum.” yazan Frisk’e binlerce hayranından destek mesajları yağdı.

`Tanrı doğal afetleri geylere gönderir` diyen Hıristiyan liderin evini sel bastı

ABD’deki bir Hıristiyan topluluğunun liderinin evini sel bastı. Bu lider, “Tanrı doğal afetleri geylere gönderir” ve “pedofili eşcinsel bir sorundur” sözleriyle tanınıyor.

ABD’nin Lousiana eyaletinde yaşanan sel felaketinde ilginç bir ismin de evi zarar gördü.

The Independent’ta yer alan habere göre, Family Research Council isimli Hıristiyan lobi kuruluşunun başkanı Tony Perkins’in evini de sel bastı.

Perkins, “doğal afetleri Tanrı geyleri cezalandırmak için gönderir” demişti.

Perkins, bir başka sefer de, pedofilinin “homoseksüel bir sorun” olduğunu söylemişti.

Hıristiyan lider, eşcinselliğin evrim ile uyumlu olmadığını iddia ederken, bunu “alkol ya da uyuşturucu bağımlılığına” benzetmişti.

Perkins, bir seferinde de, “Hıristiyanların eşcinseller için isteyebileceği tek şey umuttur. Günahlarının affedilemesi ve hayatlarının düzelmesi umudu” demişti.

KAYNAK: haber.sol.org.tr 19.08.2016

Ukrayna`da Onur yürüyüşüne saldırı

Ukrayna basınında yer alan haberlere göre, Odessa’da düzenlenen LGBTi (lezbiyen, gay, biseksüel, trans, interseks) Onur Yürüyüşü’nde olaylar çıktı.

Dumkaya Meydanı’nda “Sokol” adlı aşırı milliyetçi gruba mensup oldukları belirtilen kişiler, polis kordonunu aşarak korteje saldırmak istedi.

Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle 10 saldırgan gözaltına alındı. Yürüyüşe katılanlar otobüslerle olay yerinden uzaklaştırıldı.

Kudüs Onur Yürüyüşü’nde bıçaklı saldırı

Saldırganın Ortodoks Yahudi olduğu ve bundan 10 yıl önce de Onur Yürüyüşü’ne saldırdığı belirtiliyor.

Kudüs’te dün (30 Temmuz) yapılan Onur Yürüyüşü’nde 6 kişi bıçaklandı. Yaralılardan ikisinin durumu ağır.

İsrail Polisi’ne göre saldırıyı Keren Heyesod Caddesi’ndeki saldırıyı gerçekleştiren kişi Yishai Shlissel adında bir “Ortodoks Yahudi”. Shlissel’in bundan 10 yıl önce de Onur Yürüyüşü’nde 3 kişiye bıçakla saldırdığı belirtiliyor.

Görgü tanıklarının aktardıklarına göre geleneksel Yahudi kıyafetleri içerisindeki saldırgan, yürüyüşçülerin arkasından yaklaşarak önüne geleni bıçaklamaya başladı. Polis saldırgana müdahale etti ve gözaltına aldı.

Haaretz gazetesine göre, polis ırkçı grup Lehava’nın Onur Yürüyüşü’ne çok da uzak olmayan bir yerde yürüyüşü ‘protesto etmesine’ izin vermişti. Protestoda aşırı sağcı lider Benzi Gopstein da yer alırken; yürüyüş günü sabah saatlerinde polis yine aşırı sağcı Baruch Marzel’i gözaltına almış ancak bunun yürüyüşle alakası olmadığını söylemişti.

Saldırının ardından İsrail Hükümeti’nden ilk açıklama Başbakan Netanyahu’dan geldi. Netanyahu yaralananlara geçmiş olsun dedi ve “İsrail’de hangi tercihi yaparlarsa yapsınlar her erkek ve kadının güven içinde yaşamasını sağlamak zorundayız” dedi.

DÜNYA ÜZERİNDE 8 ÜLKEDE EŞCİNSELLER ZORUNLU ANAL TEST İLE FİŞLENİYOR

Eşcinselliğin yasak olduğu bazı ülkelerde bireylerin cezalandırmaları için zorunlu anal seks test uygulanıyor.

Human Rights Watch’ın yaptığı bir araştırmaya göre, toplam 80 ülke de nefret cinayetleri işlenirken, İran, Suudi Arabistan, Katar, Yemen, Sudan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere 6 ülkede eşcinsellik ölüm ile cezalandırılıyor. Mısır, Kamerun, Kenya, Lübnan, Zambiya, Türkmenistan, Uganda ve Tunus ise eşcinselleri deşifre edebilmek ve cezalandırmak adına bireyleri anal seks teste tabi tutuyor.

İnsan hakları organizasyonu Human Rights Watch ise bu tür testlerin son derece insanlık dışı ve aşağılayıcı bir davranış sergilediğini ifade etti. Yapılan test sonrası bir çoğunun ağır travmalar geçirdiği ve psikolojik destek gördüğü de alınan sonuçlar arasında yer aldı.

Uzmanların 5 yıllık araştırması doğrultusunda 32 erkek ve transseksüel kadın ile röportaj yapılarak uygulanan testin gerçek olduğu kanıtlanmış oldu. Röportajda, anal muayenenin 19. yüzyıldan kalma geleneklere göre yapıldığı vurgusu yapılırken, eşcinsel olduklarına anüsün ya da sifinkterin değişik rengi veya formundan anlayarak karar verildiği belirtildi.

Bu tür testi yapan doktorlar ise araştırmanın doğruluğunu onaylarken, testin tıbbi olarak son derece zararsız olduğunu ifade etti.

Kaliforniya’da Devlet Okullarında LGBT Tarihi Öğretilecek

Kaliforniya’da eğitim devlet yetkilileri LGBT tarihinin okullarda öğretilmesi için oy kullandı.

LA Times’a göre eğitim devlet kurulu, oy birliği ile okullarda Lezbiyen, Gay, Biseksüel, ve Transeksüel Amerikalıların ‘Rollerin çocuklara sağladığı olumlu katkısını’ oy birliğiyle kabul etti.
Kaliforniya’da ilk ve orta okullar’da Amerikanın ilk LGBT oluşumu tarihinden bahsedilecek, Öğrencilere Harvey Milk de dahil olmak üzere önemli LGBT figürleri hakkında bilgi verilecek, ve 1950’lerde ülkenin ilk eşcinsel hakları örgütlerinin nasıl ortaya çıktığını, mücadelelerini yıllar boyunca nasıl sürdürdükleri anlatılacak.
Müdür Rick Zbur ise ‘ Bu müfredat tüm öğrencilerin gelişebileceği bir ortam yaratmaya yardımcı oluyor’ dedi.

KAYNAK: gmag 20.07.2016